Türkiye’de Tayyip Erdoğan’ı Sünni-Alevi kutuplaşması üzerinden politika yapmaya yönelten gelişmelerin arkasında, Suriye’deki tutmayan yanlış hesapların önemli etkisi bulunuyor.
Gezi’yi ‘Alevi isyanı’ gibi görüp, arkasında ‘Suriye’nin bulunduğunu’ öne süren görüşlerle Gezi’den bu yana ölen gençlere ilişkin duyarsızlıklarla Yavuz Sultan Selim’i (ecdadımız söylemi içinde) hatırlayarak ortaya konulan ‘zalim olabilme kapasitesi’yle bütün bunlarla Suriye’de duvara toslayan politikanın önemli ölçüde ilişkisi mevcut.
… Yani, anlatmak istediğimiz, Suriye’nin Türkiye’nin sadece dış politikasında değil, giderek iç politikasında tehlikeli bir enstrüman haline gelmesi. Suriye’deki ‘mezhep bölünmesi’ aynen Türkiye’de yansıyor ve yansıtılıyor.