Twitter’da kendini ‘siyenenci’ diye tanıtan Watson daha evvel Taksim’den defalarca canlı yayın yapmış, İstanbul’da kıdemli, ismi cismi Emniyet camiasında gayet yakınen bilinen biri.
Olmaz ya, diyelim o an görevli amirler tanımıyordu, canlı yayının başladığı o iki dakika kim olduğunu anlamaya yeter zamandı, Türkçe bilen ekibine sorulabilirdi. O kafadan bakalım, en basitinden bir yabancı gazeteciye ‘haddini bildirmek’ için yayının bitmesi beklenebilirdi. Canlı yayınlansın ister misiniz? Bu kadarına pes denirdi çünkü.
Hayır, kim olduğu, bu hareketin manası gayet iyi bilinerek, CNN’e, uluslararası medyaya ve de cihana net bir mesaj verilmek için yapıldı müdahale. ‘Burada işler artık böyle yürüyor!’ deniyordu.
Bu müdanasızlığın bir veçhesi de adına ‘sivil’ denen, neredeyse bir örnek giyinmiş polisler ve çantalarından kafasını uzatmış coplardır. Onları gizleme zahmetine katlanmamaktır. Başka tür bir kin ve nefretle o copların sırtlara inişi, sokak aralarında öldüresiye dayaktır, şiddetin müdanasızlaşmasında başka bir birimdir. Mesajdır.
İsmi taze konmuş her tür lobiden daha kudretli bir meydan okuma bu; ülkenin ‘marka değerine’ kıymet verenler yapsın hesabını kitabını. İşlese, adalet mekanizmasına verilecek hesap çok. Biz o kısmıyla alâkadarız.