Mümtaz'er Türköne: 301 insanın canını, bu kadar 'pis' bir politika malzemesi yapan birine rastladınız mı?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

301 insan hayatını kaybetti. Acının edebiyatını, şüphesiz birileri yapacak. Acının politikasını; yani acının istismarı üzerine iktidar savunması veya muhalefet eleştirisi yapmak, insaf ölçülerini yerle yeksan ediyor. Ölçü basit: Duygularınıza hitap eden ve sonuçta siyasî etki bırakan her söz, acının istismarıdır.

Dört bakanlıktan oluşan uzman heyetinin “hukukî, idarî ve adlî” sorumluları bulması, mevcut kurallara göre olacak. Siyasî sorumluluğu tespit etme ve ikna edici gerekçelerle bunu halka açıklama görevini, CHP’li Sezgin Tanrıkulu’nun gündeme getirdiği “Şirket’e bir milyarlık hayalî ödeme” gibi iddialarla muhalefet araştırıp ortaya çıkartacak. Yeterli mi? Acının politikasını, Hükümet de, muhalefet de yapıyor. CHP ve MHP’nin bugüne kadar uzmanlardan heyetler oluşturup kamuoyunu “bilimsel” olarak aydınlatması ve yapılacak düzenlemelerle ilgili öneriler getirmesi gerekirdi. Hükümet elindeki medya araçlarını kullanarak, acının olduğu merkezden siyasî rekabet alanına kaçak bir hat döşüyor.

Acının politikasını, insaf ölçülerini bütünüyle kaybederek ters yüz ediyor. Başbakan’ın hitabet yeteneğini sonuna kadar kullandığı, “Soma şehitleri”ne hasrettiği bu haftaki grup konuşmasından şu cümleyi alıp, insaf terazisine çıkartmayı deneyin: “Hani ocaklarına ateş düşsün dedi ya, madende işçilerin ölümüyle liderinin o bedduasının tuttuğuna inanıyorlar, yazıklar olsun”. 301 insanın canını, duygusal bir konuşma içinde bu kadar “pis” bir politika malzemesi yapan birine rastladınız mı?

Mümtaz’er Türköne’nin yazısı