Soma maden faciasından sonra, dikkatleri başka yöne çekmek amacıyla Başbakan, Yılmaz Özdil ve Yazgülü Aldoğan’ı hedef gösterdi. Bu bilindik bir taktik. Bir düşman yaratarak, kendi kitleni o noktaya sevk edeceksin, farklı bir konu üzerinde tartıştırıp, gündem saptıracaksın. Yolsuzluk olayında hedefe Cemaat konulmuştu.
Soma hadisesinde, ilk birkaç gün “Bütün mükellefiyetlerini yerine getirmiş fevkalade bir işletme” diye nitelendirdikleri Soma Holding’i en ağır biçimde eleştirmeye başladılar. 14 Mayıs’ta Soma’daki toplantıda Başbakan “Literatürde iş kazası diye bir şey var. Bu tür ocaklarda kazalar sürekli olağan şeylerdir” demiş ve Soma Holding’i şu cümlelerle övmüştü: “Yapılan kontrollerde burası gerek işçi sağlığı, gerek işçi güvenliği açısından iyi noktada olan kömür ocaklarından biri olarak değerlendirilmiştir.” Enerji Bakanı Taner Yıldız da buna paralel bir konuşma yapmıştı. 3 gün sonra, maden ocağının sahibi ve yöneticileri hedef tahtasına oturtuldu.
Amaç, dikkatleri başka bir sahaya kaydırmak, siyasi sorumluluktan sıyrılmak olunca, iddialar sınır tanımıyor. Başbakan, havuz medyasıyla el ele, cadı avına devam ediyor.