Yüzde ellinin evde zor tutulduğu günlerde AKP’nin tek başına iktidarda kalmak için yöneldiği kaynak, seçmen kitlesinin yarısıydı. Diğer yarısı ise nasıl olsa bölük pörçük, birbiriyle bir araya gelemeyen; amorf, türdeş olmayan bir topluluk olduğu için kontrol edilmesi, her birini, cürümlerine uygun suç kataloglarında sınıflandırarak yönetmesi kolay gibi görülüyordu.
Gerçi eleştirel herkes bir zamanlar toptan darbeci/Ergenekoncu olarak da yaftalanmıştı ama bu türdeş olmayan topluluğun FETÖ, DHKPC, PKK sonradan IŞİD’in de dahil olduğu kokteyl terör örgütünün müstakbel üyeleri telakki edilmesi Rabia işaretinin ortaya çıkması gerekti. “Tek vatan, tek bayrak, tek millet, tek devlet” şiarı altında buluşanlar bir yanda, dörtlü kokteyle dahil edilenler diğer yanda. Dörde dört iyi hesap doğrusu.
Burada da tek tip giysi şimdi artık daha kolay birleşebilen muhalefeti bölmekle uğraşmaktansa veya terör örgütlerinin adlarını tek tek sayarak kriminalize etmektense bunları toplu bir muameleye tabi tutma kolaylığı sağlaması bakımından cezbedici olmalı. Çünkü zihinde 30 milyon “millet”in dışında telakki edilmeye başlanmış, tek renkli tek kimlikli bir şeytana dönüştürülmüştür. Nüfusu 50-30 ikiye bölen siyaset, her iki kesime de kıyafetlerini biçti. Millet ile turuncu!