MAHKÛMLAR tüneli kaçmak için mi kazmıştı? Reha Muhtar’ın efsane sorusunu Sevan Nişanyan’a sormaya gerek yok; üç yıldır yattığı cezaevinden elini kolunu sallayarak kaçtı. Üç ayda bir, bir hafta izni varmış. Bu sefer kafası atmış, “Artık yeter” deyip izinden geri gelmemeyi tercih etmiş. Ne de olsa yasa koyan da koruyucu da kendisi.
Nerede olduğu bilinmiyor, ama Türkiye’nin en entelektüel inşaatçısının firarı da arkadaşları ve düşük liberaller tarafından romantize ediliyor.
Hadi yasaları deldi de topluma bir faydası mı oldu, bir okul, bir yurt falan açıp kamuya armağan mı etti SİT alanını? Hayır, düpedüz butik otel işletti. Commodore 64 satarak servet yapan Nişanyan o entelektüel görünümünün altındaki kapitalisti uyandırdı, SİT alanında bir maden buldu ve güzel, şık evler yaparak, köy yumurtası falan diye sol sosyeteyi tavladı. Tüccarlığı Küçük Oteller Kitabı’yla devam etti.
Nişanyan’ı savunanlar Şirince’nin bir turizm cenneti olduğunu, inşaat izni verilmesi gerektiğini söylüyorlar. Köy yumurtası mı tavuktan çıkar, yoksa turizm cenneti olmasının nedeni Nişanyan’ın tüccar zekâsı mı? Nişanyan’ın yaptığı kaçak evler sayesinde turizm haritasına girdi Şirince; daha fazla ev yapsınlar, daha fazla cepleri dolsun diye inşaat izni istiyorlar.
Nişanyan’dan kendisine Şirince’de ev yapmasını ilk isteyen de Ali Nesin…