Siyasi ortam, proje okullar yabancı liseleri patlattı: Saint Benoit krizin neresinde?

 

NUR BANU KOCAASLAN

nurbanukocaaslan@diken.com.tr/@nurkocaaslan

Birçok prestijli anadolu lisesinin proje okula çevrilmesi, darbe girişiminin ardından artan beyin göçü dalgası, kayıt döneminde yabancı özel okullarda talep patlamasına neden oldu.

Fotoğraf: Kasım Oktay

Lise çağında çocuğu olmayanların çok da anlayamayacağı türden bir telaşenin içine giren veliler, çocuklarını TEOG sınavında elde ettikleri puanla en iyi yabancı okullara yerleştirebilmek için günlerdir okulların bahçesinde nöbete geçmiş durumda.

Talep patlaması yaşanırken kayıt dönemlerinde velileri zorlayan bir başka sorunsa, Saint Benoit Fransız Lisesi’nin mevcut kontenjanından 70 kişi daha fazla ön kayıt için isim alması oldu. Okullarda oluşan kontenjan açıklarından yararlanarak kayıtlarını kaydırmak isteyen birçok veli, Saint Benoit krizinde okulu başka okullara kayıt yaptırma hakkını gasp ettikleri için suçluyor.

‘Talep patlaması nedeniyle fiyat da yükseliyor’

Kayıt döneminde yaşanan ve dışarıdan bakınca anlaşılması zor sistemi, bir öğrenci annesi Diken’e ‘tane tane’ anlattı.

Sekizinci sınıf öğrencilerinin iyi bir liseye girebilmek için katıldığı ikinci dönem TEOG sınavlarında 17 bin birincinin çıkması, puan aralıklarının birbirine yakınlığı yabancı özel okullardaki talep patlamasının nedenlerinden.

Ancak sadece bu da değil, sınava giren kızı için kayıt dönemlerini sıkı takip eden anne, “Talep patlaması yaşandı. Okullar önkayıt listesine alıyor öğrencileri. İstediğim kadar okula önkayıt yapabilirim limit yok. O yüzden birçok aile, puanı yüksek olmasına rağmen öğrencisini en düşük okula kadar yaptırabiliyor. Sonra kesin kayıt dönemi başlıyor. Ama onun için de okula zamanında gelmek gerekiyor. Tam bir borsa. Talep patlaması nedeniyle fiyat da yükseliyor. Robert Koleji’ne 900 küsür kişi başvurmuş ön başvuruda” diye başlıyor söze.

‘Tahtakale gibi, karaborsa’

Kesin kayıt döneminde kaydını yaptırmayanlarla okulların kontenjanlarında da açıklar oluşuyor. Robert Koleji ilk kayıt döneminde kontenjanını doldurdu ancak diğer okullardaki ‘borsa’ devam ediyor. İşte tam da bu yüzden veliler okul bahçelerinde sabah saatlerinden itibaren adeta ‘kamp kuruyor’. 

Birçoğu anne-baba olarak ayrı okullara dağılıyor, noterden vekalet vererek akrabalarını, altında çalışanları okullara nöbete gönderen bile var. Anne, durumu şöyle özetliyor: “Ben iki okula gittim. Üç okula gitsem üç kişiye vekalet vermem gerekiyor. Aileler WhatsApp’ta grup kuruyorlar. Okul puanlarına göre strateji oluşturuyorlar. Karaborsa gibi işliyor, Tahtakale gibi. Benim eşim bütün liselerin bilgilerini indirdi, program hazırladı, kim nereyi yazmış, nereyi tercih eder, önümüzü görelim diye.”

Bunun nedeni kayıtlar ve kontenjanlar arası dalgalanmalar.

Velilerin birçoğu kendilerini garanti almak için çocuklarını kesin gözüyle baktıkları okullara kaydettiriyor ancak kendi okullarından daha yüksek puanlı okulların kontenjan açmasıyla bu okullar için de şanslarını denemek istiyorlar. Böylece yeni önkayıt döneminde okul puanını tekrar belirliyor, yayınlıyor, veliler de uzun kuyruklar halinde listelere girebilmek için sabah erken saatlerden itibaren okullarda nöbet tutmaya devam ediyor.

‘Saint Benoit sistemi tıkadı’

Peki mezunlarına Fransız sisteminde diploma ve böylece yurtdışında üniversitede okuma imkanı veren Saint Benoit Lisesi, bu kayıt krizinin neresinde? Neden günlerdir okulun fazla kontenjan açması haberlere konu oluyor?

Okul, ön kayıt döneminde kendi kontenjanının üç katı kadar veliye kayıt listesine alındığını söyledi. Bunun üzerine bazı aileler çocuklarının diğer okullardaki kayıtlarını alıp Saint Benoit için beklemeye başladı. Ancak okul daha sonra, aslında kontenjanından 70 kişi daha fazla isim duyurduğunu, bunların iptal edilmesi gerektiğini söyleyince kıyamet koptu.

Okullar arasındaki domino etkisi yaratan süreç de Saint Benoit’nın hatasıyla başladı. Kontenjandan fazla sayıdaki öğrencinin ailesi krizin çözülmesi için çare beklerken, kontenjanlar arasındaki dalgalanma da durmuş oldu: “Saint Benoit yaptığı fazla ön kayıtla kendisini Robert gibi bir noktaya taşıdı. İkinci ön kayıtta şansı olabilecek veliler vardı. Sistemi tıkadılar. Bir alt skaladaki okuldan, açık kontenjan olan üst skaladaki okullara geçmek isteyen ailelerin kayıt yaptırma hakkını gasp etmiş oldu böylece.”

Yani sadece Saint Benoit’ya talip olan değil, onun puan sıralamasında hemen altında olan diğer yabancı okullara kayıt yaptıranlar da etkilendi krizden.

Peki Saint Benoit krizi nasıl çözülebilir? Annenin anlatımına göre Fransız liseleri ortak bir çözüm bulabilir: “Birlikte hareket ediyor Fransız liseleri genelde. Mesela taban puanını hepsi aynı oranda artırıyor. Bütün liseler 15’er kontenjan açsa Saint Benoit’daki 70 kişilik fazlalık eritilebilir.”

‘Ağlayanlar, bayılanlar mı dersin’

Durum sadece velilerin okullar arası kurduğu stratejiyle kalmıyor. Günlerdir süren kayıt heyecanı öğrencilerin de moralini bozuyor: “Öyle bir trajedi ki benim çocuğum saç baş yolarak çalıştı. Başarılı mı sonuna kadar başarılı. Puanı yüksekken daha düşük puanlı bir okula mahkum oluyor. Anlamıyor sistemi. Geçen sene beş yanlış yapan girmiş ben niye giremiyorum diye soruyor. Nasıl anlatayım ben ona bunu.”

Annenin şahit olduğu bir olay, sistemdeki sorunlar nedeniyle yaşanan krizin boyutunu gösteriyor. Bir özel okuldaki yetkili, velilere, “Kayıtlar doldu, şu an kaydını çekmek isteyen varsa düşünsün. Birinci yedek şu an yanımda ve ağlıyor” diye uyarıda bulunuyor.

Anne, örnek vermeye devam ediyor: “Ağlayanlar, bayılanlar mı oldu, neler neler. Üstelik müthiş paralar dönüyor. Bazı aileler birden fazla kayıt yaptırıp, kayıt parasını da yakmayı göze alıyor. Bir yıllık okul bedelinin yüzde 10’u ücret. Bir veli de bir okuldan verilmiş eşantiyon çanta gördüm, ‘Ne güzel’ dedim, ‘4 bin 500 lira bu çantanın bedeli’ dedi bana. Spor mağazalarında satılan ucuz çantalardan biriydi.”

Krizin diğer yüzü: Evrim kalkmış, müfredat değişmiş, anadolu lisesi olmaz

Aslında durum dışarıdan bakıldığında, geliri yüksek ailelerin çocuklarına iyi bir gelecek sunmak için çaba harcamasından ibaret gibi gözüküyor. Ancak talep patlamasının arkasında annenin anlatımına göre daha önemli bir etken var. Ülkedeki politik sorunlar, eğitim sisteminde iktidarın sert müdahaleleri, proje okulların oluşturulması ve müfredat değişimleri daha fazla öğrenciyi yabancı özel okullara itiyor.

Yani artık birçok aile, geleneği olan, köklü anadolu liselerinden umudunu kesmiş durumda, çocuklarını ‘yurtdışına kaçış’ın yolunu açacak, yabancı diploma veren okullara sokabilmek gayretinde.

Anne, kendi endişelerini şöyle anlatıyor: “Bu seneki ön kayıtlar, geçen senelerin beşer altışar katı. Anadolu liseleri proje okullara çevrildiği için. Müfredatlar değişiyor, evrimi kaldırıyorlar. Ben artık kesinlikle göndermem kararını almıştım. Anadolu lisesi asla olmaz. Geçen sene böyle bir yığılma olmadı çünkü özel okulların kayıt dönemleri 15 Temmuz’dan önce bitmişti. Birçok anneye göre iki olay etkili oldu; Gezi ve 15 Temmuz’dan sonra ‘Çocuğumu bu ülkede tutmayacağım’ dediklerini söylüyorlar. Politik bir tarafı da var bu kaosun.”

Saint Benoit’da kayıt kaosu: Yapamıyoruz denildi, kriz çözülmeye çalışılıyor