Avrupa Parlamentosu’nun bu oylama ve kararı buradaki iktidarı sarsalamaz, çünkü bu iktidar zaten “Avrupa karşıtı” bir siyaset güdüyor ve bu yolda yaptıklarının demokratik dünyada onay görmeyeceğini elbette biliyor.
Ancak, resmî düzeyde Avrupa “düşmanlığı” derecesine varan bir söylem egemen olsa da, aslında AB içinde, hiç değilse Avrupa’ya yakın durmaktan yana olanlar hala çoğunluktadır sanıyorum.
Bu durumda iktidar Avrupa ile ilişkileri resmen ve bizzat kesen taraf olarak görünmek istemiyor. Bir yandan, bu bağların olduğu kadarının da kesilmesine yol açacak her şeyi yapıyor, bir yandan da “biz eleştiriye açığız; ama bu önyargı” söylemini elden bırakmıyor.
“Ne oluyor, ne bitiyor?” diye meraklanmaya, soru sormaya, zihinde bir açıklama sistemi kurmaya gerek yok. Böyle bir çabayla yorulmaya gerek yok. Olaylar kendileri açıklıyor ne olduğunu, nasıl olduğunu ve en önemlisi nereye gidildiğini.