SEMİN SEZERER
seminsezerer@diken.com.tr
Türkiye tarihinin en büyük maden faciasının yaşandığı Soma’da, hâlâ ulaşılamayan madencileri çıkarmak için kendilerini tehlikeye atanlar yine madenciler…
Arkadaşlarını madenden çıkarmak için bu kez ‘yardım görevlisi’ olarak çalışan madencilerin yükünün ağırlığı, yüzlerinden okunuyor. Soma’da artık konuşmaktan yorulmuş herkes gibi, yardım görevlisi de adını vermiyor. Kendisi de başka bir ocakta madenci olan görevlinin bugünlerde tek işi arama kurtarma çalışmaları…
Henüz evine dönmüşken gece geç saatte gelen telefonla tekrar maden ocağına inmeye hazırlanan görevli, çıkardığı madenci cesetleri için, “Eve gidiyorum, başımı koyuyorum, hepsi gözümün önünden geçiyor. Şimdi de arkadaşlarımızı almaya gidiyorum” diyor.

‘Sadece benim ekibim 280 kişi çıkardı, rakamlar yalan’
Kaçıncı güne girdiğinin artık farkında olmadığını söylerken kahroluyor: “Artık kaç gün olduğunu bilmiyorum. Ama geçen gün sadece 280 kişinin cesedini biz çıkardık. 150 kişiyi de canlı çıkardık. Size verilen rakamlar yalan.”
‘Manzarayı gören kusuyor’
Sadece çok dayanıklı görevlilerin madene indiğini belirten madenci, şöyle açıklıyor ocaktaki dehşeti: “Durum o kadar kötü ki… Manzarayı gören kusuyor, bu yüzden maskesini çıkarmak zorunda kalıyor. Bu da onun için ölüm demek.”
‘Son cesetler tanınmaz halde’
Yetkililerin ‘açıklamadığı‘ ancak Soma’da herkesin hemfikir olduğu tek şey, son çıkan cesetlerin tanınmaz halde olduğu… İlçede, Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın ‘Bize başvurmayan aileler var‘ sözleriyle bu kişilerin yakınlarını kastettiği düşünülüyor. Zira DNA tespiti yapmak bile çok zor… Öyle ki, bu son cesetlerin saklandığı soğuk hava depolarında teşhis için kullanılan bilgisayarlar sökülüp götürülmüş çoktan…

‘Ceset olduklarını ancak zincirlerinden anladık’
Konuştuğumuz görevli de bunu doğruluyor: “Ceset olduklarını ancak belindeki zincirlerden anladık.”
Arkadaşlarını kendisi gibi deneyimli madencilerin çıkardığını, yardım kuruluşları çalışanlarının ‘ikinci kapı’ diye tabir edilen yerden daha öteye gitmediğini anlatıyor… Zorla söylüyor ama ‘reklam‘ diyebiliyor sadece…
Görevli giderken geride kalan bir kişinin sözleriyse her şeyi özetliyor: “Madenciyi, sadece madenci kurtarır.“