Artık felsefe bölümünün tüm kararları, her ikisi de İslam düşüncesi uzmanı olan iki kişi tarafından alınmaktadır. Son ‘darbe’ bu noktada gelir: Öğrenci alma kuralı değişir ve tamamlayıcı dersleri verilemiyor olmasına rağmen, felsefe okumamış kişiler de felsefe bölümü lisans üstü bölümüne alınmaya başlar. Amaç ilahiyat mezunlarına kapıların açılmasıdır. Ne var ki bu talebelerin bilgi yetersizliği çok açıktır… O zaman yeni bölüm başkanı salt ilahiyat mezunlarına ‘felsefe’ diploması vermek üzere bir İslam düşüncesi ‘müfredatı’ üretir…
Ekleyelim ki söz konusu üniversitede başörtüsü konusunda herhangi bir ayrımcılık hiç olmamıştır ve felsefe lisansını bitiren birçok tesettürlü öğrenci sorun yaşamadan öğrenimini sürdürmektedir…
Felsefecimiz o an istifa etmeye karar verir. Şimdilerde bir kıyı kasabasında ‘felsefeyi öldürmenin milli ve yerli usulleri’ üzerine bir monografi yazmakla meşgul…