Bu ara pek çok konuda dünyada ilklere imza atıyor Türkiye, ama ne yazık ki pek sevinemiyoruz.
Bir gün bakıyorsunuz parası dolara karşı en fazla değer kaybeden ülke oluyoruz, diğer gün en fazla gazetecinin, yazarın hapiste olduğu ülke ilan ediliyoruz, şimdi de bu Avrupa Konseyi’nin (AK) Türkiye’deki demokrasiyi izlemeye alması konusu.
Peki, Erdoğan ve AK Parti bu karar ile “Biz nerede hata yapmış olabiliriz?” türünden bir özeleştiri sürecine girecek, demokrasinin kalitesin, düşüren bazı adımları düzeltecek midir? Çok arzu etmekle beraber, onu da sanmıyorum. Tersine, “Haçlı zihniyet bizi yıllarca aldatmış” görüşü daha da yükselebilir.
Ne olacağını size söyleyeyim.
Bu ülkenin nitelikli demokrasiye, yani adil seçimlere, yargı bağımsızlığına, denge ve denetlemeye, basın özgürlüğüne filan inanan insanları, “Sizi bu kara listeye sizin iyiliğiniz için aldık” ikiyüzlülüğü ile dışlamayı dayanışma gösterilerinin bir parçası gören Batılı siyasetçilere acı acı gülümseyecek ve doğru bildikleri yolda sadece kendi güçlerine güvenerek yürümeye devam edecekler.