Millet Meclisi’nin açılışını ‘ulusal egemenlik ve çocuk’ bayramı olarak kutlamanın garipliği üzerinde pek düşünmedik.
Oraya ‘çocuk’ kelimesini eklememizin nedeni belki de bu alanda hiç büyümeyecek olduğumuzu baştan idrak etmemizdir.
Söz konusu egemenliği ‘dış düşmanlar’ karşısında kullanılan bir irade ve direnç olarak kavramamız da muhtemelen bu ‘çocuk’ kelimesini zihnimizde işlevsel bir metafora dönüştürmüş olabilir.
Mahallesini savunan çocuklar misali, toprağı başkalarına karşı korumanın ulusal egemenliğin en önemli parçası olduğu açık…
Ancak söz konusu egemenliğin bizim kendimizi yönetme yönü de var. Birbirimizin farklılıklarına, haklarına ve özgürlük alanına nasıl baktığımız bu konularda hala ‘çocuk’ olarak kalıp kalmadığımızın iyi bir göstergesi…