Mehmet Ocaktan: AK Parti'nin demokratik ve özgürlükçü Türkiye'yi hedeflediğini hissettirmesi elzem

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Unutmayalım, AK Parti köylerden merkeze doğru genişleyerek değil, kentlerden taşraya doğru yeni bir siyaset iklimi oluşturarak bu başarı hikayelerini yazmıştır. Hepimiz biliyoruz ki, AK Parti’ye giden yol 1994 yılında Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir belediye başkanı olmasıyla başlamıştır. Zaten tarih boyunca gerçekleşen bütün toplumsal ve siyasal değişimlerin ana eksenini kentli, eğitimli kesimler oluşturmuştur.

Dolayısıyla değişimin sosyolojik hafızası tersine işlemeyeceğine göre, AK Parti de referandum sandığından çıkan değişim mesajını dikkatle okuyarak yeni stratejiler geliştirmek durumundadır. Bu konuda elbette farklı analizler yapılabilir. Ama öncelikle parti içindeki sosyolojik katmanlarla kucaklaşmayı sağlayarak, sonrasında tıpkı 2011’e kadar olduğu gibi AK Parti’nin demokratik ve özgürlükçü bir Türkiye’yi hedeflediğini bütün toplumsal kesimlere hissettirmesi elzem hale gelmiş bulunuyor.

Maalesef bu partide epey bir süredir başat hale gelmiş bulunan keskin siyaset söylemi, toplumun daha sakin Türkiye beklentisiyle pek uyuşmuyor, bunun en önemli göstergesi referandum sonuçlarıdır. Mesela AK Parti’nin ana çekirdeğini oluşturan eğitimli dindar-muhafazakar kesimin yeni duruma ilişkin memnuniyet ya da memnuniyetsizlik algısını ölçecek bir anket yapılabilse, eminim ki bu bile AK Parti açısından son derece ufuk açıcı olacaktır.

Mehmet Ocaktan’ın yazısı