Lyon maçı öncesi Beşiktaş'ın artıları, eksileri

ERAY ÖZER

@ErayOzer / erayozer@gmail.com

Beşiktaş bu akşam tarihindeki en kritik maçlardan birine çıkıyor. Avrupa’da çeyrek final oynamasından öte Lyon’a karşı ilk maçta ortaya konan oyun bu akşamki mücadeleyi önemli kılıyor.

Çünkü bu türden kritik, gerilim düzeyi yüksek karşılaşmalarda genellikle takımlarımız bu gerilimi kaldıramıyor ve her seferinde hayal kırıklığı yaşıyoruz.

Daha bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde Dinamo Kiev karşısında, gruptan çıkmak için oynadığımız maçta ortaya konan oyunu düşünün örneğin. Evet, hakem çok başarılı bir yönetim göstermemişti ama akla sığmayacak hatalarla altı gol yedi Siyah-Beyazlılar.

Lyon karşısında da iki dakikaya sığan hatalar silsilesi ilk maçta yenilgiyi getirdi. Lakin Beşiktaş doksan dakika boyunca Lyon’dan aşağı kalır bir yanı olmadığını gösterdi.

Gelin Beşiktaş’ın bu kritik maç öncesi artı ve eksilerine madde madde bakalım:

Artılar

Tabii ki taraftar çok ama çok büyük bir avantaj. Üstelik takımın ligdeki durumu nedeniyle destek her koşulda maç boyunca sürecektir. Lyon’un deplasmanda kendi sahasındaki kadar başarılı olamadığı da bir gerçek.

Fotoğraflar: bjk.com.tr

Fizik güç: Türk takımlarının tarihi boyunca belki de en büyük sorunu Avrupalı rakipleri karşısında bir süre sonra oyundan düşmeleri olageldi. Beşiktaş bu sezon istemesi halinde fiziksel olarak oyundan düşmeyeceğini gerek ligde, gerek Avrupa’daki maçlarda gösterdi.

Hücum gücü: İlk maçta Cenk ve Talisca ikilisi neredeyse yok gibiydi, buna rağmen takım ilk onbeş dakikada üç fırsat yakaladı. Babel, Oğuzhan, oynaması ihtimal dahilinde olan Quaresma… Beşiktaş çok ama çok uzun zamandan bu yana hücumda bu kadar çok yönlü oyuncuyla sahaya çıkmamıştı. Bir, hatta iki gol yemeleri bile maçın kaybedildiği anlamına gelmiyor.

Lyon’un gözü korktu: Bakmayın ilk maçı kazandıklarına. Ortaya konan oyun onları korkuttu. Maç çok farklı bitebilirdi. Fakat bu aynı zamanda dezavantaj. Çünkü üst düzey takımlar bu gerilimi disipline edip motivasyona tahvil edebiliyor. Dağılmak yerine rakibi çok daha ciddiye alarak sahaya çıkabiliyor. Beşiktaş bu ciddiyeti erken gelecek baskı ve golle bozabilirse, işi kolaylaşacaktır.

Eksiler

Savunma: Eğer Beşiktaş daha az risk alan, topu daha iyi kullanan, basit pas hatası yapmayan bir savunmaya sahip olsaydı ligde şampiyonluğu haftalar olmasına rağmen garantilemişti, Avrupa’da da kupanın en büyük favorisiydi. Ama her şey aynı anda olmuyor işte.

Bir kere Mitrovic bu takımla aynı seviyede bir oyuncu değil. Bir alt klasmanın oyuncusu. Tosic klişe tabirle ‘ayaklı bomba’. Her an her şeyi yapabiliyor. Bu açıdan Fabri’yle ruh ikizi. Marcelo’nun çok fazla pozisyon hatası var ve Gökhan Gönül ilk maçın Talisca’yla birlikte en verimsiz iki isminden biriydi.

Fabri: İlk maçtaki insanüstü hatasının bu maça nasıl yansıyacağı en büyük soru işareti. O gerilimin altından kalkarsa ne ala. Kalkamazsa ikinci bir Tolga Zengin vakası yaşayabiliriz ne yazık ki.

Orta sahanın pas hataları: Savunma ne kadar dengesiz yakalanabiliyorsa, orta saha da o kadar basit top kaybı yapıyor. Atiba Hutchinson takımın en faydalı birkaç isminden biri olabilir ama bir o kadar da kritik top kaybı var.

Şenol Güneş: Teknik direktörün formsuz dönemi olur mu demeyin. Oluyor. Şenol hoca da böyle bir döneminde. İlk maçta doğru zamanda doğru müdahalede bulunsaydı skor böyle olmayabilirdi. Bu maçta umarım aynı basiret bağlanmasını yaşamaz.

Kartlar: Özellikle kırmızılar. Quaresma’ya dikkat. Beşiktaş bu sezon en kritik maçlarda gördüğü kartlarla ayağına gelen fırsatı tepti. Bu maçta da anlamsız kart görmemeye azami dikkat etmeleri şart.