Etyen Mahçupyan: Kemalist rejim daha sağduyulu ve adil olabilseydi muhtemelen bugünlerde 'tek parti' dönemi yaşamayacaktık

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Türkiye gibi siyasi istikrar sıkıntısı çeken bir ülkede on dört yıl iktidarda olmak olağanüstü bir avantaj. Tarihsel ve toplumsal bir “hediye”

Kemalist rejim ve laik cemaat Cumhuriyet’in ilk seksen yılında daha sağduyulu ve adil olabilseydi muhtemelen bugünlerde yeniden bir “tek parti” dönemi yaşamayacaktık. Ancak hayat böyle tecelli etti, çünkü yönetimdekiler toplumsal gerçekliği derinlikli bir biçimde kavrama yeteneğinden uzaklaşarak, kendi yaklaşımlarının “ilelebet” kalıcı olacağını sandılar.

Bugün aynı tehlike AK Parti için var. Kendi gücünden memnun olmanın ve bunu tüm topluma kabul ettirmeyi bir tür “galibiyet” olarak yaşamanın bedeli, o toplumun avuçlarınızın arasından kayıp gitmesi olabiliyor.

Çünkü toplum, siyasetten çok daha hızlı ve kompleks bir biçimde değişiyor. Özellikle küresel bir dönemin içinde olduğumuz şu süreçte bu dinamik daha da hızlı.

Bunun anlamı hiçbir partinin tepeden yönlendirmelerle kendi tabanını yönetemeyeceği gerçeğidir. Türkiye’de insanlar bireyselleşiyorlar, özgüvenleri artıyor ve herkes siyasetten anlıyor. Toplumu kandırmanın zorlaştığı bir noktadayız ve bu durum AK Parti için de aynen geçerli.

Etyen Mahçupyan’ın yazısı