Dünkü Yeni Şafak gazetesinin birinci sayfasında ve manşetin hemen üzerinde yer alan haberin başlığı aynen şöyleydi: “Münbiç’in Üçte Biri Abdülhamid’in”.
Habere göre, “Tarihçi Enes Demir, PYD’ye teslim edilmeye çalışılan Münbiç’in 3’te birinin II. Abdülhamid’e ait olduğunu” söylemişti ve devlet arşivlerindeki tapular da bunu doğruluyordu.
Evet, monşerlerden kurtulup şahsiyet kazanan, “Artık eski Türkiye yok” dedirten dış politikada gelinen nokta tam da burasıydı: Musul’a dair bir gelişme mi oldu, hop arşivden Abdülhamid’in tapularını çıkartıp dünya kamuoyunun gözünün içine sokuyordunuz, Minbic’te özerklik mi ilan edildi, haydi bakalım, “Orası aslında Abdülhamid’in” manşetini atıveriyordunuz.
Böylece tüm dünya da “Ha pardon, oranın sahibi varmış” deyip hemen geri adım atıyor, oradaki bütün iddialarından vazgeçiyordu.