…Ama ne yok biliyor musunuz? “Hayır” oyunun yüzü yok. Kararlılıkla çıkıp halka güven verecek, “Merak etmeyin, Hayır çıkarsa Türkiye’de kaos olmayacak” diyecek, kadrosuyla, kararlılığıyla, hatta ses tonuyla toplumu peşinden sürükleyecek birileri yok. Söz ettiğim, 70’lerin Bülent Ecevit’i, 80’lerin Süleyman Demirel’i gibi biri. Meydanlarda kükreyecek, üç troll’ün beş tweet’iyle nakavt olmayacak, bir iddia koyabilecek birileri…
Türkiye’de siyasi dengelerin değişebilmesi için, “Merak etmeyin, güvenin bize, basın ‘hayır’ı” diye kadrosuyla, kişiliğiyle, “yönetime talip” olduğu izlenimini veren birileri lazım…
Şikâyet ve protest oylar var ve CHP ve HDP bunu kendi tabanını motive etmek için iyi-kötü kullanıyor. Buna itirazım yok; zira mevcut baskı döneminde isyan edecek onlarca konu var. Ama protest ruh ve “Faşizme karşı omuz omuza” hissi, Türkiye’de seçim kazandırmıyor. Zaten muhalif olan kitleleri diri tutuyor.
Eninde sonunda iddia sahibiyseniz, faklı bir sosyolojiye ulaşabilmeniz lazım.
“Hayır”ın başarılı olabilmesi için gereken, özgüveni olan, “Merak etmeyin biz varız” diyebilecek ve bunu dediğinde kitleleri sürükleyebilecek bir ses. Bunun sağ mahalleden gelmesi gerekiyor. Zamanında “Alnınızı karışlarım” diye kızgın bir boğa gibi kürsüden kükreyen bir Süleyman Demirel profilinden söz ediyorum… Bu yok.