Cumartesi akşamı 78’liler Girişimi’nin her yıl düzenlediği bir buluşmada onlarla birlikteydim.
Bu yazı, gece boyunca durup dinlenmeden ellerimizi sıkmak için gelen, sarılan, içeridekilere sımsıcak selamlar yollayan 78’lilere bir teşekkür yazısı.
Ama ondan ibaret değil.
Benim kuşağım biraz daha mı tutucuydu, biraz daha mı “coşku kusurlu”muydu kestiremiyorum. Ama kuşak farkından dolayı çok da iyi tanımadığım 78’liler’in 68’li bizlerden farklı olduklarını söylemeliyim.
Gece Enternasyonal’le başladı. “Bu kavga en sonuncu kavgamızdır artık / Enternasyonalle kurtulur insanlık” dizelerini ben ve salondaki birkaç 68’li birlikte söyledik. Enternasyonel’de 78’ler biraz zayıf kaldı. Coşkuyla ama eşlik etmeden dinlediler. Ama sıra devrimci türkülere, marşlara gelince bu kez benim kuşak zayıf kaldı.
Siz hiç Şili devrimcilerinin Venceremos’unu Türkçe ve Kürtçe dinlediniz mi?
İtalyan partizanlarının o yürek kabartan Ciao Bella’sını Türkçe ve Kürtçe dinlediniz mi?
Bir yolunu bulup dinleyin, bana hak verecek ve bencileyin sizin de gözleriniz dolacak…
Cumartesi gecesi 78 kez içim yıkandı. İyi geldi, iyi oldu…