Böyle bir ortamda her türlü ahlaksızlığın kol gezmesine de alıştık. Belki de hepimiz neden yoksulların AKP iktidarına oy verdiklerini farklı bir biçimde düşünmeye başlamalıyız. Kömür çuvallarını bir kenara bırakın, belki de Tayyip Erdoğan’ın özellikle de kadınlar tarafından taparcasına istenmesinin nedenlerine eğilmeliyiz. Ben bu tapma şiddetini, Tayyip Erdoğan’ın Berkin’in annesini yuhalattığı Gaziantep mitinginde gördüm. Yeniden düşünmeliyiz, nerede ne hatalar yaptık? Bu isteğin nedeni ne? Sadece başörtüsü mü?
İkinci kafamı zorlayan sorulardan biri, bizdeki protesto geleneğinin zayıflığı. Hemen Gezi demeyin, biraz dinleyin. Protesto edilmesi gereken o kadar çok şey var ki. Elektrik faturalarındaki sayaç okuma maddesi, benzin, sigara, içki zammı… Pazarlarda yeşil biberin kilosunun 10 lira olması, emeklilere verileceği ayyuka çıkarılan promosyonun ayda on liraya gelmesi. Bunun için uygulanan yöntemler, milletvekillerinin maaşının asgari ücretin 26 katı olması, betonlaşan mahalleler, kıyılar, akademisyen kıyımları…
Şöyle düşünüyorum, örneğin binlerce kişi bir hafta benzin almasak, sigarayı sarmaya çevirsek, içkimizi kendimiz yapsak, elektriği çok az kullansak, AVM’lerden alışveriş yapmasak acaba ne olur? Bir şey olur da, bizde bunu yapacak direniş ruhu ve sabır yok oldu. En çok da bu insanın canını sıkıyor. Hadi bir yerden başlayalım!..