Muižnieks, Türk siyasi liderlerini mümkün olan en kuvvetli şekilde ifade özgürlüğü, medya özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı alanlarındaki geriye gidişatı önlemeye çağırırken bunları şu an hâlâ süregelen olağanüstü hal döneminde yapmanın imkzansızlığına da dikkat çekti.
Siyasi tartışma özgürlüğünün olmadığı, medyanın bu derece baskı altında tutulduğu bir ortamda referandum yapılmasının yanlışlığı her yerden görünüyor. Bu yeni düzenlemeler, YSK denetimin kaldırılması referandum sürecinde şimdiye dek hiç görmediğimiz kadar taraflı ve baskı altında bir yayıncılık ortamına tanıklık edeceğimizin ve medyada “evet” ve “hayır” kampanyalarına ilişkin uygulanacak çifte standardın habercisi sayılabilir.