Bir müddet önce şortlu bir genç kadının otobüste saldırıya uğraması üzerine yeri-göğü inletenlerden tıs yok! Kınaması gerekenler saldırıyı kınadılar, bir-iki hanım yazar söylenmesi gerekeni söylediler ama kadın örgütlerinin, demokrasi ve özgürlük şampiyonlarının sesleri öyle pek çıkmadı. Hattâ büyük gazetelerden biri bu rezilliği ‘Minibüste türban çekme tutuklaması’ diye sıradan olay gibi geçiştirdi.
Geçen hafta buna benzeyen bir başka hadise daha yaşandı. Sultan Abdülhamid’in soyundan gelen Nilhan Vatansever’in söyledikleri ve üç sene önceki konuşması bir TV programında gündeme geldi, katılımcılar genç kadın hakkında denmemesi gereken sözler ettiler ama kadın örgütlerinden, vesaireden gelen yine koskoca bir tısss!
Tutulduğumuz çifte standart illetinin devâsa boyutu bu son iki hadise ile mükemmel şekilde ortaya çıkmıştır. Açık yahut örtülü kadın farklıdır, fizikî saldırıya uğrayan kadın başı açık ise mazlumdur, ortada ‘kadına şiddet’, ‘vandallık’ ve ‘erkek egemenliği’ mevcuttur, üstelik böyle bir hadise rejime yönelik bir tehdittir ama saldırıya uğrayan kadın türbanlı ise, olay vak’a-i âdiyeden ibarettir.
Anlı-şanlı femoşlarımız, neden sesiniz çıkmıyor, nerelerdesiniz?