Ahmet Hakan: Nilüfer Göle ve diğerleri 'İzmir'in dağlarında çiçekler açar' diyecek kıvama geliverdiler

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Bir ara neredeyse aydın olmanın tek koşuluydu…

Kemalizm karşıtı olmak.

Şöyle şeyler olurdu:

– Anti-Kemalist çıkış yapmayana kız verilmezdi.

– Mete Tunçay Hoca, neredeyse Kadir Mısıroğlu işlevi görürdü.

– Bedri Baykam’ın Kemalizm’ine vuruldukça içi açılırdı sanat piyasalarının.

– Piyasa canlanırdı Murat Belge’nin tutkulu Kemalizm karşıtlığıyla.

– Oktay Akbal’ın ‘ah Menemen vah Menemen’ yazılarıyla dalga geçmeyeni Sinema Günleri’ne almazlardı.

– Behçet Kemal şairden sayılmazdı.

– Eskiden Atatürkçü takılan Çelik adlı şarkıcıyla “N’aber Çelik, Atatürk nasıl” falan diye dalga geçmek çok popüler bir işti.

– Kulakları çınlasın… Şahin Alpay’lar, Ahmet Altan’lar, Mehmet Altan’lar… Her fırsatta bir tane çakarlardı Kemalizm’e.

Gel zaman git zaman…

Artık nasıl bir rüzgâr estiyse memlekette…

Neredeyse…

Nilüfer Göle, Mete Tunçay, Murat Belge, Mehmet Altan, Ahmet Altan ve diğerleri…

Hep birlikte bir koro oluşturup…

“İzmir’in dağlarında çiçekler açar / Altın güneş orada sırmalar saçar” diye marş çığıracak kıvama geliverdiler.

Atatürk var ya…

Gerçekten büyük adammış.

Ahmet Hakan’ın yazısı