İbrahim Okur, itirafçı olarak verdiği 150 sayfalık sorgu tutanağında, kendisi Adalet Bakanı Müsteşar Yardımcısı iken Nedim Şener ve Ahmet Şık’ın tutuklanmalarının sorunlu olduğunu dönemin Başbakanı’na aktardığında, aldığı yanıtın, “olsun, ne cezaları varsa, çeksinler” olduğunu söylüyor.
Zaten, o dönemde Avrupa Parlamentosu’nda bu tutuklamaları meşru göstermek için kitapla bombayı bir tutan konuşma yapmamış mıydı? Üstelik daha ortada olmayan bir kitaptı söz konusu olan.
Şimdi o kitabın yazarı Ahmet Şık gene tutuklu ama FETÖ davalarında savcılar o “bomba” mahiyetindeki kitaptaki tespitleri iddianamelerine dayanak olarak kullanıyorlar.
Evet, artık yargısız infaz, ölüm cezası olarak uygulanmıyor. Bir ilerleme olduğu kesin. İktidarın hınç ve öfkesinin yöneldiği binlerce kişiye iktidarın kestiği cezalar artık tutukluluk olarak infaz ediliyor.
İktidarın bu azmi ve şevki sayesinde Türkiye bir yerlere geliyor. Ortada bu kadar diktatörlük varken, dünya tutuklu gazeteci şampiyonasında altın madalya sahibi olmak da bir başarıdır!