Hilal Kaplan: Kılıçdaroğlu'nun halkının acısına bile bigâne, alçakça duruşunu tarih yazacaktır

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Sanki 7 Haziran’da, HDP ile ülkeyi ‘birlikte iyi salladıklarını’ kutlamamış, öldürülen PKK’lıların cenazelerine katılıp başsağlığı dilememiş, terörle mücadeleye ‘Saray’ın savaşı’, canı pahasına mücadele edenlere ‘Sarayın askeri/ polisi’ söylemini benimsememiş, bizzat Kılıçdaroğlu “YPG yurt savunması yapmaktadır, terör örgütü değildir” dememiş gibi!

Hepsi bir yana, şu “IŞİD’e silah sevkiyatı” yalanından ötürü, daha bir ay önce CIA’in özür dilediği bir ülkeyiz. Amerikan istihbaratının özür dilediği yalanı, ülkenin ana muhalefet lideri devam ettiriyor ve biz akıl sağlığımızı koruyoruz ya, büyük milletiz gerçekten…

CHP, geçen hafta itibariyle darbe öncesi ayarlarına kesin dönüş yapmıştır. 15 Temmuz darbe girişimine ‘kontrollü darbe’ diyen Kılıçdaroğlu yüzsüzlüğünü hiçbir demokrasi tarihi yazmamıştır. Faşist bir askeri cuntayı kanıyla canıyla yerle yeksan eden bu halk, bu söylemi hak etmemektedir.

Hâlbuki darbeci askerlerin izniyle o gece Atatürk Havalimanı’ndan ayrılıp gelişmeleri son dakikaya kadar Bakırköy ilçe Başkanı’nın evinde izleyen Kılıçdaroğlu, bombalanan Meclis çatısı altında olsaydı, kontrollü nasıl olurmuş görecekti!

Referandumdan ne çıkarsa çıksın, Kılıçdaroğlu’nun halkının acısına bile bigâne, alçakça duruşunu tarih yazacaktır.

Hilal Kaplan’ın yazısı