Suriye siyasetinin eskisi-yenisi yok.
2011’den beri aynı siyaset takip ediliyor.
Her yeni gelişmeye göre yeni tavırlar alınıyor, fakat siyasetin ana çizgisi değişmiyor.
Numan Kurtulmuş’un “başından beri” beğenmediği siyaset, başını Erdoğan’ın çektiği ve halen cari olan siyasetin ta kendisi.
Eleştiri hakkı elbette var ve ben de zaten ‘Buyursun, eleştirsin. Eleştirisi neyse açıkça söylesin’ diyorum; ‘Laf çakıp geçmesin!’
Laf çakıp geçtiği için Suriye siyaseti konusunda ciddi ve verimli bir tartışmaya yol açmıyor, sadece “Başımıza ne geldiyse Davutoğlu’nun dış politikası yüzünden geldi’’ tezviratına hizmet ediyor. (Star yazarı Ahmet Taşgetiren, dünkü harikulade yazısında buna dikkat çekti. Numan Kurtulmuş’un sözlerinin müzmin Davutoğlu muarızlarını nasıl sevindirdiğini anlattı. “Suriye politikasının neresi yanlıştı?” başlıklı o yazıyı -henüz okumadıysanız şayet- okumanızı tavsiye ederim.)
İsteyen, bu tezviratı da ciddiye alabilir tabii.
Davutoğlu’nu Türkiye’yi yalnızlaştırmakla suçlayan, sonra da ‘Dost ülke olarak bize Rusya yeter’ algısını yaymaya çalışan zevatın ilginç mantığına iltifat etmek de serbest.
Zekânıza yakıştırıyorsanız, buyurun!