Biz kendi kendimize oluşturduğumuz “yaşam biçimi fay hattı” sayesinde DEAŞ’ın ekmeğine yağ sürüyoruz. Onlar bu saldırıyla bir kuş vurmak istiyorsa, biz kendi içimizde yarıklar açarak bunu 100’le çarpıyoruz.
Yani aslında deprem zaten öyle ya da böyle olacak. Siz binalarınızı depreme karşı dayanıklı inşa ederseniz, asgari zararı görürsünüz. Ama eğer binalarınız zayıf ve dayanıksızsa, bu deprem size azami hasarı verir.
Aynı deprem gibi, bugün terörü engellemek maalesef mümkün görünmüyor. Ama biz kendi içimizde sağlam durursak, terörün bize verebileceği zararı da minimize edebiliriz.
Dolayısıyla kendi ellerimizle oluşturduğumuz laik-muhafazakâr ayırımından artık kurtulmak zorundayız. Bunun için de her kesim kendi yaşam biçimini, kendi mahallesini diğerinden üstün görme alışkanlığını artık bırakmalı. Yani aslında bir nevi yeni bir toplum sözleşmesi yaratılmalı. Siyasiler ve özellikle dini kurumlar da bu yönde bilinçli bir politika izlemeli.