Beşiktaş’ta çifte saldırıda 45 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından ‘milli seferberlik’ çağrısı yapan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, günler sonra bu çağrıyla ne kastettiğini açıkladı: “Ekonominin çarklarını hızlandırması, piyasayı hareketlendirmesi. Benim ‘milli seferberlik’ dediğim olay, ‘eline silahını al, sokağa çık’ bu değil.”

Erdoğan, çifte saldırının ardından yurttaşlara seslenerek şu çağrıyı yapmıştı: “Anayasamızın 104’üncü maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti devletinin başı olarak PKK’sıyla FETO’suyla, DEAŞ’ıyla, DHKP-C’siyle adı, söylemi, yöntemi ne olursa olsun bütün terör örgütlerine karşı milli seferberlik ilan ediyorum.”
‘Piyasayı hareketlendirin’
İstanbul’da Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Genel Kurulu toplantısında konuşan Erdoğan, daha önce ‘milli dayanışma’ diye özetlediği seferberlik çağrısıyla ne kastettiğini ‘detaylandırdı.’
Ülkenin içinden geçtiği zor şartlarda yatırımın durması halinde ülkenin de ‘duracağını’ söyleyen Erdoğan, ‘seferberlik çağrısı’yla neyi kastettiğini şu sözlerle anlattı: “Hükümetimiz, iş dünyamıza, esnaf, sanatkarlarımıza vergi ve sicil affından kredi kolaylığına kadar pek çok ilave destek verdi ve vermeye de devam edecek. Bunun karşılığında iş dünyamızdan tek beklentimiz; ekonominin çarklarını hızlandırması, piyasayı hareketlendirmesidir. Çünkü yaşanan sıkıntının en önemli sebebi, herkesin bekleme durumuna geçmesidir. Bu bakımdan ‘milli seferberlik’ diyorum, boşuna demiyorum. Benim ‘milli seferberlik’ dediğim olay, ‘eline silahını al, sokağa çık’ bu değil. İşte milli seferberlik bu.”
Kuzey Suriye’de devlete izin yok
Erdoğan, şu zamana kadar 40’a yakın askerin hayatını kaybettiği ‘Fırat Kalkanı’ operasyonunun gerekçesini de şöyle anlattı: “Eğer bu hallolmazsa Gaziantep her zaman tehditte, Kilis her zaman tehditte, Şanlıurfa her zaman tehditte. Dertleri ne? Kuzey Suriye’de yeni bir devlet kurmak. Biz böyle bir devletin kurulmasına müsaade etmeyeceğiz, bu böyle bilinmeli.”
‘Toprağın vatan olması için şehide ihtiyaç var’
Erdoğan, Fırat Kalkanı operasyonunu eleştirenlere de şu yanıtı verdi: “Gaziantep, Kilis’te vatandaşlarımız ölüyor. O güne kadar sabretmişiz. O gün dedik ki duramayız. Biz şimdi gireceğiz. Ve ilk adımı attık, girdik. Celabrus’tan başladık. Sonra güneye doğru gideceğiz, dedik. Akıl vermeye başladılar, ‘Ne işimiz var’ dediler. Bizim için tehdit buralar. Bu hallolmaz Gaziantep, Kilis, Urfa her zaman tehditte. Dertleri Kuzey Suriye’de yeni devlet kurmak, biz böyle bir devletin kurulmasına müsaade etmeyeceğiz. Şehitlerimiz canımızı yakıyor ama bir toprağın vatan olması için şehide, gaziye ihtiyacı var.”