IŞİD’e sunulan desteğin bir gün Türkiye’ye döneceğini, hançeremiz yırtılırcasına bağırıp söyledik, alavere dalavere ile IŞİD’e sunulan olanakların bir gün gelip Türkiye halklarına büyük acılar yaşatacak tehlikeli bir ilişki olduğunu söyledik, ama duymadılar.
İktidarın kimi temsilcileri o katiller için “Öfkeli Müslümanlar” dedi, kimi “IŞİD terörist bir örgüt değildir, siyasi bir harekettir” dedi. Başta İstanbul, Urfa, Adıyaman, Hatay, Antep gibi iller olmak üzere IŞİD canileri için yaşam ve yayılma alanları açıldı.
IŞİD’in Kürtlere, Aleviler, devrimcilere, demokratlara yönelik katliamlarına yol açıldı, göz yumuldu, ülke bir çok yerinde bu katiller sürüsü tarafından kana bulandı, ancak her seferinde onlar için “kokteyl örgütler yaptı” denilerek IŞİD’in adını anmak katliamlarla anmak istemediler.
Ve geldik bu günlere…
Büyük laflar, iddialı çıkışlar yapan hükümetin ne denli acılara, ne çok yanlışlara neden olduğu her geçen gün daha çok anlaşılıyor.
Tezkereyi hazırlayanlar ve tezkereye onay verip TSK’yi çöllere sürenler şimdi Türkiye halklarının IŞİD tarafından hunharca katli karşısında timsah gözyaşları döküyorlar.