Ahmet Hakan: 'Ne oldu da bizim El Bab'da böyle bir işimiz oldu' diye sormalıyız

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Arap Baharı’nın gazıyla…

Suriye’de devrim hayali kurduk ya…

“Yeni Osmanlı”, “Stratejik derinlik” falan diyerek…

Sınırımızın Peşaver’e çevrilmesini sağladık ya…

“Üç günde Şam’a ulaşma, Emevi Camisi’nde namaz kılma” gibi…

Zafer hülyalarına daldık ya…

Batı ile bir olup…

Esad’ı alaşağı ederiz sandık ya…

Batı tornistan ettiği halde…

İnat edip biz bir türlü geri adım atmadık ya…

Ve böylece…

Suriye adlı bir bataklığın oluşmasına katkı sunduk ya…

İşte bu yüzden El Bab’dayız.

Kısacası…

Oluşmasına katkı sunduğumuz bu ölüm kusan bataklığı kurutmak için El Bab’dayız.

El Bab’daki yegâne işimiz telafidir bizim.

– Büyük yanlışlarımızın…

– Muazzam öngörüsüzlüğümüzün…

– Müthiş gafletimizin…

Yol açtığı devasa ve tehlikeli sorunların telafisi…

İşte tam da bu nedenle…

“Ne işimiz var bizim El Bab’da?” sorusunu sormak yerine…

“Ne oldu da bizim El Bab’da böyle bir işimiz oldu” diye sormalıyız.

Ahmet Hakan’ın yazısı