Bir diplomatın öldürülmesi acı ve sarsıcıdır, vak’anın zaten iyi zamanlar geçirmeyen Türkiye’de yaşanması başka bir sıkıntıdır. Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’un katledilmesi, hem Suriye’de yaşanmakta olan problemlerin derinleşmesine hem de Türkiye’nin bu problemlerin çözümü üzerindeki etkisinin azalmasına yol açacaktır.
Daha önemlisi ise, Türkiye’nin genel görüntüsüne indirilmiş olan ağır darbedir. Şiddetle anılan, her an tatsız bir şeyin yaşanabileceği bir ülke imajına doğru itiliyoruz. Beşiktaş ve Kayseri katliamlarının yasını tutarken,
Büyükelçi suikastının şokunu yaşamaya başladık. Bu çapta küresel etki yaratan bir suikastın yaşandığı ülke kaçınılmaz olarak muhatabına ve dünyaya karşı mahçup olur. Biz de şu anda bunu yaşıyoruz. Bir diplomat şiddete, suikasta maruz kalmayı ne kadar hak etmiyorsa, biz de ülke olarak böyle bir olaya ev sahipliğini kesinlikle hak etmiyorduk. Ne var ki hak edilmeyen iki şey birden oldu.