Çiğdem Toker: Ankara'nın kalbinde, fanatik İslamcı bir polisin büyükelçiyi öldürmesinin yol açtığı güvensizlik iklimi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Altıntaş’ın, suikast sonrası çatışmada öldürülerek ‘etkisiz hale getirilmesi’, suikastı aydınlatacak bilgilere ilk elden ve kısa zamanda ulaşılmasını imkânsız hale getirdi. Aile yapısı ve eğitim profilinden hareketle, suikastçının FETÖ terör örgütüyle bağlantı ihtimali, eğer bu bağlantı varsa, 15 Temmuz’dan sonra on binlerce kamu görevlisi işinden olmuşken, onun bu saate kadar nasıl aktif görevi sürdürebildiğini de yine adli makamlar ortaya çıkaracaktır.

Suikastın arka planı ne kadar karmaşık olursa olsun, şu anda kesin ve açık olan tek bilgi, Türkiye’nin ev sahibi konumunda olduğu diplomatik temsilciliklerin güvenliğini sağlamaktaki ölümcül eksiğidir.

Bu tartışmada ne Karlov’un koruma almaksızın dolaşıyor olması, ne de bölgesel siyasi tansiyonun provokasyona açık olması, Türkiye’nin uluslararası anlaşmalardan doğan sorumluluklarını azaltacak bir bahane fırsatı olarak görülebilir.

Tören canlı yayımlandı: Rusya’ya uğurlanan uçağın merdivenlerine Büyükelçi Karlov’un kendisi değil, kumaş uçları birbirine kavuşmayan bir bayrağın örttüğü tabutu çıktı.

Ankara’nın kalbinde, fanatik İslamcı olduğu anlaşılan bir polisin bir büyükelçiyi öldürmesinin yol açtığı güvensizlik iklimini hızla tersine çevirecek önlemler alması ise yine Ankara’nın en öncelikli sorumluluğudur.

Çiğdem Toker’in yazısı