Gerçek maalesef bu değil. TL dolar karşısında ortalama yüzde 15 kaybederken, neredeyse bütün diğer paralar karşısında da yüzde 10 kaybetti. Çünkü ekonominin tıkandığı ve küçülmenin geldiği belliydi. Yapılması gerekenler de belliydi… Bu ortamda faiz seviyesine takılıp kalan, üstelik Merkez Bankası üzerinden bunu regüle ederek çare bulmayı hesaplayan bir ekonomi anlayışının ise, tümüyle irrasyonel olduğu açıktı.
Hükümetin gerçekliği anlama yeteneği olmayan ideolojilerden kendini kurtararak defalarca söylediğimiz reformlara el atması, bunları gerçekleştirebilecek kurumları yetkilendirmesi ve söz konusu programa sahip çıkması lazım. Mesele öngörülebilirlik sağlayacak bir hukuk altyapısının oluşturulmasıdır. Şu an için Türkiye o konumdan hızla uzaklaşıyor ve ‘cumhurbaşkanlığı sistemi’ bu durumu daha da kötüye götürmeye aday.