Murat Yetkin: Neden Halep nedeniyle Aleviler tehdit alıyor?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş bu “oyunu” ve “tuzağı” ise şöyle tanımladı:

–  “Oynanan büyük oyunu görmek lazım… Bundan bir asır önce bu bölgenin insanlarını sınırlarla böldüler. Şimdi yeni bir Sykes-Picot oyunu sahneleniyor. Yine insanları birbirlerine düşürüp bölmeye çalışıyorlar.

– “Bu defa bölme işlemini iki fay hattı üzerinden yapmaya çalışıyorlar: Birincisi, mezhep ayrımıdır. İnsanları Sünni, Şii, Alevi diye kamplara ayırmaya, bu yüzden birbirlerine düşürmeye çalışıyorlar. İkincisi, etnik ayrımdır. İnsanları Arap, Kürt, Türkmen kimliklerine göre ayırıp birbirlerine düşürmeye çalışıyorlar.

İşte bu oyuna düşmemek lazım…”

Kurtulmuş’un sözleri zamanlama açısından önemli.

Çünkü Halep’teki insanlık trajedisi nedeniyle toplumda büyüyen tepkiler, giderek keskinleşiyor.

İstiklal Caddesi ve Üsküdar örneklerinde görüldüğü gibi Halep’i protesto gösterileri, kalabalıktan birilerinin “Şeriat isteriz” demesiyle o yöne dahi kayabiliyor.

Kurtulmuş, geçmişte Türkiye’nin çok acılar yaşadığı Sünni-Alevi ayrılığının körüklenmesinin Türkiye’nin aleyhine olduğunu anlatmaya çalışıyor. Hükümet nezdinde böyle bir farkındalık olması, olmamasından iyidir.

Peki neden Halep nedeniyle Aleviler tehdit alıyor?

Özellikle radikal İslamcı çevrelerde Suriye’de Halep’te yaşanan insanlık trajedisinin Alevilerin hesabına yazılmaya kalkılması, Beşar Esad’ın Nusayri inancının Türkiye’de Alevilik ile aynı olduğunun düşünülmesinden kaynaklanıyor.

Murat Yetkin’in yazısı