Bütçedeki bu kalemi daha yoğun tartışmamızı gerektiren nedenler listesi; ekonomi daraldıkça, işsizlik arttıkça, milli gelir hesabına hormon katıldıkça uzuyor.
Örneğin geçen ay yapılan örtülü ödenek harcamasına, asgari ücret penceresinden bir bakalım: Cumhurbaşkanı ile Başbakan, bugünkü asgari ücret tutarı olan 1300 TL üzerinden hesaplandığında, 175 bin 567 kişinin bir aylık maaşına denk düşen bir parayı kullanmışlar.
Devam edelim: Şu anda bir asgari ücretlinin eline yılda 15 bin 600 TL geçiyor.
Kasımdaki örtülü ödenek harcamasıyla, 14 bin 630 işçinin, bir yıllık çalışmasının karşılığını ödemek mümkündü.
Ancak belli ki, bizi yöneten kadroların, işsizlik artışından çok daha ulvi, milli menfaatleri daha çok gözeten, Türkiye’yi aydınlık bir geleceğe taşıyan gerekçeleri vardı.
Neticede kasım ayı verileriyle birlikte, 11 aylık harcamalar da ortaya çıktı. Gizli hizmet giderlerinde, Ocak-Kasım dönemi yapılan kullanım miktarı 1 milyar 457 milyon 31 bin TL’ye ulaştı. Bu da 1 milyon 120 bin 793 kişinin birer aylık asgari ücretine karşılık geliyor.
İşsizlik oranının yüzde 11.3’e yükseldiği bir ekonomide, 1 milyonun üzerinde vatandaşın asgari ücret tutarını aşan bütçe kaynağının “örtülü” kullanılmasını yeniden tartışmalıyız.