Çocuk evlilikleriyle mücadele edenler anlatıyor (4): Yeterli girişim yok

 

BURCU KARAKAŞ

brckarakas@gmail.com / @burcuas

Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği’nde çalışan Selen Doğan, çocuk yaşta evliliklerin önlenmesi için 10 yıldır uğraş verdiklerini, ancak ülkede konuyla ilgili yeterli girişimde bulunulmadığını belirtti.

cocuk-istismar3

Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği’nde 2006-2016 yılları arasında erken ve zorla evlilikler konusunda çalışan Selen Doğan, çocuk yaşta evliliklerin önlenmesi veya bundan etkilenen kadınlar ve çocuklara destek hizmetleri geliştirilmesi için derneğin 10 yıl uğraştığını ifade ederek sözlerine başlıyor.

Doğan, ülke genelinde görüştükleri vali ve belediye başkanlarının çocuk evliliklerinin bir hak ihlali olduğuna ‘sözde’ katıldıklarını ama herhangi bir girişimde bulunmadıklarını söylüyor: “Kadın örgütlerinin ve kadının insan hakları mücadelesine emek veren aktivistlerin yıllar süren çabası, hükümetin kapısından içeri toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısının sızmasına yetmedi. Bu direnç karşısında kadınlar yılmadı, susmadı, mücadeleyi sürdürdü. Ne var ki hükümet artık alenen toplumsal cinsiyet perspektifini reddettiğini ve hiçbir programına bunu yanaştırmayacağını yakıp yıkarak beyan ediyor. Çocuk istismarını meşrulaştırmak için hazırlanan yasa tasarısı da bu çabanın ana istasyonlarından biri bence. Bu bir sonuç değil, sürecin kendisi. Ektiler ve biçiyorlar.”

KEFEK etkisiz kılındı

selen-dogan
Selen Doğan.

Doğan, TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nu (KEFEK) hatırlatarak, bu komisyonun çocuk yaşta evliliklere karşı bir umut olduğunu ancak komisyon kapsamında hazırlanan raporların incelenmediğini anlatıyor: “Şu an etkisiz kılınmış olsa da kadın örgütlerinin kazanımıdır bu komisyon, yasayla kurulmuştur, kalıcıdır ve ilk iş olarak erken evlilikleri incelemiştir. Bu komisyon raporu, yayınlandığı yıl, AKP hükümetinin çocuk evlilikleriyle mücadele edeceğine dair bir umuttu, fakat orada kaldı, dönüp de rapora bakan olmadı. Son on yılda Meclis’te çocuk evlilikleri hakkında başka girişimler de oldu, elbette bizlerin çabasıyla. Toplantılar düzenledik, imza kampanyaları yaptık, milletvekilleri bilgilensin diye dokümanlar yolladık, birlikte saha çalışmalarına katıldık… Geriye, zaten duyarlı ve bilinçli olan birkaç siyasetçinin çabasıyla verilmiş soru önergeleri, yasa teklifleri ve gündem dışı konuşmalar kaldı. Hükümet politikalarına çocuk evlilikleriyle mücadeleyi dahil edebilmek için önce, toplumsal cinsiyet eşitliğine inanan ve eşitlikten korkmayan karar vericiler lazımdı. Böyle bir malzememiz hiç olmadı.”

Kadınlara karşı işlenmiş suçlar için cezasızlık projesi

Doğan, Meclis’e getirilen önergede iki ana motivasyon olduğu kanaatinde: “İlki, aile propagandası. Kadınların cinsiyet kimliklerinden dolayı yaşadığı sorunların, ihtiyaçlarının ve beklentilerinin aile aidiyetleriyle ele alındığı ve bunun muhafazakarlığın diliyle yapıldığı bir ortamda, bireylere ‘Aile ol da nasıl olursan ol’ mesajı veriliyor. Kız çocuklardan namus gerekçesiyle kurtulmayan çalışan bir toplumun karar vericileri elbette ki erken evliliği övecek ve bunu istismar olarak değil hak olarak görecek. İkincisi ise 2017 ve sonrasında hükümet politikasının ‘tamamen’ kadınsız olacağının ‘müjdesi’dir kanımca. Kadınlara karşı işlenmiş suçlar için cezasızlık projesi hızla devam ediyor. 2000’lerin ilk yarısında Medeni Yasa ve Ceza Yasası değişiklikleriyle elde ettiğimiz kazanımlar daha da gerilere götürülüyor. Bir buçuk yıl önce imamlar için, resmi nikah olmaksızın yasal olmayan dini törenle kişileri evlendirmek suç olmaktan çıkarıldı. Geçtiğimiz yaz da 15 yaşından küçüklerin cinsel istismarında ‘Rıza olabilir, ceza indirimi yapalım’ dediler. Devamı gelecek. Toplumsallaşması istenmeyen kadınları iyice korkutup kamusal alandan kökümüzü kazımak istiyorlar. Yeni muhafazakar, milliyetçi, ümmetçi, itaatkar, milis ve militarist vatandaş modeli tıkır tıkır işliyor. Bu kriz ortamında, ilk yağmalanan, hakları gasp edilen ve ihlale en açık hale getirilenin kadınlar ve çocuklar olması normal çünkü İslami referanslı yeni kapitalist muhafazakarlığın görmeye en tahammül edemediği şey kadın!”

(Son)

Çocuk evlilikleriyle mücadele edenler anlatıyor (1): Önerge, berdel zihniyeti

Çocuk evlilikleriyle mücadele edenler (2): Kültür dedikleri tecavüzcüyü korumak

Çocuk evlilikleriyle mücadele edenler anlatıyor (3): ‘Köylerde anneler tedirgin’