Murat Belge: Biz bize benzeriz' noktasına gelip yerleştik

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Başbakan “namertlik”ten, “alçaklık”tan söz ediyor. Arada sırada “İstiklâl Savaşı” diyor; “vatana ihanet” diyor.

Nedir bütün bu abartılı suçlamaların nesnesi, hedefi?

Malûm, bazı bakanları, oğullarını, ayakkabı kutularını, bu arada bizzat Başbakan’ın kendi evinden bazı şeyleri uzaklaştırmak için oğluyla konuşmalarını içeren kayıtlar, “tape” denilen nesneler. O zamandan beri, Başbakan’ın “montaj, dublaj” diye –bir zamanlar Öztürk Serengil’in konuşmalarını hatırlatan– salvolarını dinliyoruz. Yalnız “salvo” ile kalmıyor. Şimdiye kadar birkaç bin kişi oradan oraya da sürüldü. İnsanların hayatı da fiilen değişiyor.

Bana böyle geliyor; çevreme bakınıyorum, böyle gelen daha yığınla insan olduğunu görüyorum; daha geniş çevreye bakıyorum, yani yabancı basına, dış dünyada alınan tavırlara, Başbakan’ın dediklerine ve yaptıklarına hak veren tek bir satır görmüyorum.

Zaten bunlara dayanarak, bunca yıldan sonra gene “bize” benzeyerek kaldığımızı söylüyorum.

Haksızlık etmeyeyim: “bize” benziyoruz, ama aynı zamanda Kuzey Kore’ye, Rusya’ya, İran’a vb. de benziyoruz.

Bu olaylar Başbakan’ı değiştirmekten çok, içini dökmeye zorladı, sanıyorum. “Batı demokrasisi”nin sınırları içinde durabildiği izlenimini veriyor, hattâ bazı Arap ülkelerine laikliği tavsiye ediyordu. Şimdi bunlar sona erdi.

Gene kendine göre yorumlanmış bir İslâmî çoğunlukçu-otoriter rejime doğru doludizgin bir gidiş başladı.

Başbakan öyle yorumluyor olabilir ama İslâm tarihinin hiç de demokratik olmayan rejimleri, Hilafet’i, Sultanlık’ı vb., onlar da bu kadar sınırsız (ve keyfî) otorite bahşeden rejimler değildi. Ayrıca, bu keyfî otoriterlikten bir türlü kurtulamamıştır, ama aynı nedenle “karakuşî” gibi mizahî bir eleştiriyi de gene bu kültür üretmiştir.

Onun için “biz bize benzeriz” noktasına gelip yerleştik. Tebrikler!

Murat Belge’nin yazısı