Ne olduysa, YouTube kaydıyla Türkiye’yi “tehdit eden” IŞİD örgütünün “tehdidi” başka bir YouTube kaydıyla “ortaktan kalktı”.
Süleyman Şah türbesindeki askerleri boşaltmak için Türkiye’ye üç gün süre veren IŞİD ne oldu da o tehdidi ortadan kaldırdı?
Artık hiçbir medya organında IŞİD tehdidinden söz eden kimse kalmadı. Adeta düğmeye basılmış gibi haber yapan gazeteler, yine düğmeye basılmış gibi birden bire sustu. Neden?
O haberlerin hepsi bir kurmaca gerilimin parçası mıydı? Medya bunun için manipüle mi edildi?
Geçen hafta Dışişleri Bakanlığında 10 gazeteciye brifing verildi. IŞİD’in Süleyman Şah türbesine yönelik tehdidinin devam edip etmediği hakkında doyurucu bir cevap verilmemiş.
Yoksa gerçekten öyle bir terör tehdidi yoktu da, o kayıtlarda konuşulduğu gibi bir savaş gerekçesi yaratmak için “çakma tehdit” mi uyduruldu? Yoksa, çakma tehdit de, kayıt da, sızdırma da, bir siyasi kumpasın parçası mı?
MİT kanunu da bu tür siyasi kumpaslara hukuksal zemin oluşturmak için mi çıkarılıyor?