Kadri Gürsel: Ankara'nın bu şartlarda bir 'A planı' olamazdı; 'B ve C planları' da yoktur

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Ankara’nın Irak’ta izlediği mezhepçi ve ülkenin toprak bütünlüğüne saygısız politikalarda ısrarının neticesi, Musul harekâtında doğrudan rol almaktan men edilmek olmuştur.

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Biz operasyonda da, masada da olacağız” diyor.

Ankara’nın bu şartlarda bir ‘A planı’ olamazdı. Öyle görünüyor ki bir ‘B ve C planları’ da yoktur.

Merkezi hükümetin vermediği Musul’a müdahil olma hakkını, Musul Vilayet Meclisi’nden ya da Erbil’in davetinden almak gibi bir düşünce, rejim medyası tarafından B planıymış gibi yazılabiliyor. B olmazsa C planı tek yanlı biçimde Telafer’e müdahale etmek imiş…

IŞİD Telafer’de Şii Türkmenleri kıtır kıtır keserken neden müdahale etmediniz?

Bunlar plan falan değildir. Ciddiye alınmaya değer olsaydı, “Marazi bir zihin dünyası Türkiye’yi sonu belirsiz fiili durumların içine sürüklemenin hesabını yapıyor” derdik.

Bütün milliyetçi oyları AKP ve Erdoğan’ın hanesinde konsolide etmeye yönelik iç siyaset tüketimidir bunlar.

Kadri Gürsel’in yazısı