Türkiye’de de irredantist vurgusu yüksek söylemin lümpen bir popülist ağızla tamamlanması şaşırtıcı değil. Ölmenin adam gibi ve madam gibi çeşitleri olacağını söylerken dışavurulan hem kadını hem de Müslüman olmayanı aşağılayan o bilinçaltı akışı, bu sözü dinleyenlerle bütünüyle titreşim halinde.
Ataların izinde yayılmacılık, militarizm, adam gibi ölmekten korkmamak, hadi deyince elde bayrak sokağa koşmak, tarihi hurafelerle doldurmak, muhalefeti ihanet, yaşanan sorunları istikbal ve istiklal mücadelesi olarak tanımlamak… Bunların hepsi geçen yüzyılın faşizmlerinde yer alan öğeler. Buna karşı çıkanların milli ve yerli olmama damgası yemesi, iç düşman olarak tanımlanması da.
Türkiye’de iktidar sözcülerinin eleştirilere karşı kullanmayı çok sevdikleri bir savunma cümlesi vardır: “Resmin bütününe bakın.” Gözümüze sokulan büyük resme tarihi tecrübeler ışığında bakınca, günümüz yerli faşizminin en olası hali olan milliyetçi ve dinci bir plebisiter diktatörlük yönünde hızla ilerlediğimiz gözüküyor.