‘Hukuk devleti’nin Türkiye’de geldiği son nokta bu.
Yargıdan önce ‘sağlam irade’ye hesap verecek, sağlam iradenin ‘âlicenaplığına’ sığınacaksınız.
Sıkısıysa bu mutlak ‘biat’ noktasına gelmeyin.
Baksanıza aralarında üniversiteler ve hastanelerin de bulunduğu 1700’ü aşkın kurumun kapısına, “Öğrenciler, hastalar ne olacak?” denmeden kilit asılmış…
O kerte acımasız günlerden geçiyoruz.
Gazetelerde cadı avlarının, kitlesel tasviye operasyonlarının haberlerinden geçilmiyor. Kamuda bir kent nüfusunu dolduracak kadar çok insanın tasviyesinden bahsediliyor. Binlerce kişi gözaltına alınıyor.
Türkiye’ye dışardan bakanlar bu nedenlerle dehşet duyuyorlar.
İlerde bu yaşananları kuşkusuz daha iyi tahlil edeceğiz. Ama yakın tarihimizin en ağır ve en trajik günlerini yaşadığımız kesin.