OHAL ile birlikte açılan kapının demokrasiye değil karanlığa, istikrara değil istikrarsızlığa açıldığını düşünüyorum. Gidiş iyiye gidiş değil Türkiye’de…
Bir zamanlar komünist diye, bölücü diye, şeriatçı diye yapılan cadı avları, şimdi paralelci, Fethullahçı diye yapılıyor.
Demokrasiyi, hukuku, özgürlükleri, kadın-erkek eşitliğini yerle bir ettiği için Erdoğan’ı despot ilan etmiş bir gazeteci olarak bu noktayı 15 Temmuz sonrası bir kez daha vurguluyorum.
Evet, rezil darbe girişiminin karşısında Erdoğan’ın yanında yer aldım. Yarın da bir darbe gelse, tavrım yine farklı olmaz. Ama bu tavrım, Erdoğan’ın demokrasi ve hukuktan yana olduğunu göstermez.
Son söz: REİS’in bir gecede demokrat kesildiğine beni kimse ikna edemez.