Ramazandan bayrama, ‘İslam Alemi’nde İstanbul, Dakka, Bağdat katliamlarıyla vardık.
İki yıl önce tam bu mevsimde, bir ay kadar önce, Musul Konsolosluğu IŞİD tarafından teslim alınmış, bayrak indirilmiş, yahut Ankara’nın emriyle ‘mukavemetsiz teslim’ edilmişti.
İşte o günlerde, belki de aşırı temkinle, Ankara ‘IŞİD’in Müslüman olup olmadığı’ sorusuna dahi gelmemiş, ‘Müslüman’san böyle yapma süreci’ni yürütmekteydi.
İki yıl önce, şu günler, o dönemin bayramında ‘resmi tezimiz’ şuydu: “Eğer Müslüman’sanız, ne Müslüman’a ne savunmasız insanlara zulmetmeniz doğru değil.”
Bu bayrama geldiğimizde ise, İstanbul Havalimanı Katliamı, derken Dakka, derken Bağdat’ta Ramazan-Bayram alışverişindeki 150 kadar insanı katleden bomba…
Devletin resmi tezi daha net şekillendi: “IŞİD, İslam’a ve Müslümanlara savaş açmıştır.”