Rusya ile, İsrail ile, başka herkesle ilişkilerimizin bozulmasının tek bir nedeni, kaynağı var: Tayyip Erdoğan!
Ama aslında bunlardan çok daha beter durumda, yerlerde sürünen ‘Batı ile ilişkiler’ söz konusu olduğunda Tayyip Erdoğan’ın kimseye “Bana mı sordun?” diyeceğini sanmıyorum. Çünkü orada kendi kurduğu yeni ilişkilerden memnun.
Avrupa malum. Zaten bize düşman, Amerika da zamanında her türlü diktatörü desteklemişti ama değişen koşullarda Erdoğan’ı desteklemek konusunda çok istekli değil. Dolayısıyla burada politika değişikliği yapmak gerekli görünmüyor.
Onlara teröre karşı birlikte davranma çağrısı yaparsın, sonra terörün ne olduğu konusunda anlaşamıyoruz dersin, ‘birlikte’ olmanın da anlamı kalmaz. Yoksa “Sen ne demeye kendi ülkenin ve kendi halkının bir parçasını tankla, uçakla bombalıyorsun?” diye sorarlar, ‘sıkıntı olur.’ ‘Yerli ve milli’ diye pazarladığın ‘başkanlık sistemi’nin de faşizmin evrensel metodolojisinin ürünü olduğunu söyleyiverirler.
Orada da ancak, “demokrat olurken bana mı sordunuz?” sorusunu bekleyebilirsiniz.