Konya’daki İzlanda maçından önce, Ankara Garı Katliamı’nda 100 insanın öldürülmesinden dolayı yapılan, İzlandalı futbolcuların da saha ortasında kenetlendiği saygı duruşu sırasındaki yoğun ıslıklama ve protesto!
Daha mezarları taptaze olanların, paramparça vatandaşlarının ölülerini dahi ıslıklayabilen, yuhalayabilen bir ‘milli duruş’un da neresiyle gurur duyacağız?
Bu ‘kötülük’ü, bu ‘kötü ruh’u hangi yüzle, hangi vicdanla, hangi imanla, hangi hislerle kabullenebileceğiz?
Arıza desen, değil Rıza!
Bu istikrarlı bir hal ve gidiş.
O yüzden, yas varken, başka ülke parlamentolarında anma yapılırken, bir stat dolusu ‘yabancı’ Türkiye’nin acısını paylaşırken; bebek bekleyenin, 10 güne düğünü olanın, kardeşlerini okutmak için çalışanın, Işid’e katılmış oğlu için gelmiş Tunuslu babanın, birlikte katledilen Suudi ailenin, ekmek parası için koştururken paramparça düşenlerin ruhları huzurunda, ne kadar önemli olursa olsun, bir köprü açılışında “Bayram havası yaşıyoruz” denince de çok şaşırmıyoruz.
Köprüye adı verilmiş Osman Gazi şaşırıyordur belki.