Mümtaz'er Türköne: Plan yürümüyor, Türkiye tasarlandığı şekilde dikta rejimine geçemiyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Bugüne kadar Saray tarafından atanan kayyımları, “Bize dokunmuyor” diye sessizce izleyen büyük sermayenin, artık aklı başına gelmiş olmalı.

Komisyondaki iki tasarı da kılçıksız bir dikta rejiminin olmazsa olmazlarıydı. Özel sektörü, bilhassa büyük sermayeyi diktanın emir-komutasına verecek olan ‘holdinglere kayyım atama’ tehdidi, yani ‘müsadere’ düzenlemesi geri çekildi. İkincisi, tek tek her mahkemenin, her hâkimin vereceği kararı Saray danışmanlarının göndereceği küçük notlara bağlayacak yüksek yargıdaki büyük tasfiye ise belirsiz bir tarihe ertelendi. Bu iki önemli teşebbüste görünür hale gelen tereddüt hali, dikta rejiminin varabileceği en uç sınırlara dayandığının, artık ilerleme kaydedemediğinin delili olarak yorumlanmalı. Dikkat ederseniz gündemde hissedilir ölçüde bir eksiklik var: Yaz ayları için tasarlanan başkanlık sistemi hamlesi, sonbahar diye söylense de gündemden kalkmış vaziyette.

Plan yürümüyor, Türkiye dört başı mamur, tasarlandığı-planlandığı şekilde dikta rejimine geçemiyor.

Toplum önüne konduğu şekilde başkanlık sistemine, doğrusu dikta rejimine geçit vermiyor ve referandum sandığından bu projeye destek çıkmayacağını haykırıyor.

Mümtaz’er Türköne’nin yazısı