Türkiye, Suriye savaşına başı sonu belli bir zafer perspektifiyle yoğunlaşma iradesini gösteremedi. Şu veya bu hususta geri durarak engellemeye çalıştığı belaların tam da o geri duruşları yüzünden başına geldiğini bir türlü kavrayamadı. Basiretsiz, ferasetsiz davrandı.
Savaşın iyice giriftleşip içinden çıkılmaz hale gelme temayülü gösterdiği yerde, devrimin önde gelen bütün ordularını dışlayan Amerikalıların beş para etmez ‘Eğit-Donat’ projesine aylarca bel bağlayabildi mesela.
Evet, 2012’de fırsatı kaçırdık. Hükümetin o tespitinin üzerinden iki buçuk sene geçti.
Geçen bu zaman zarfında da Suriye Devrimi’ni zafere taşımaya matuf adam akıllı bir strateji geliştirmedik.
İran’ın, Bağdadi Grubu’nun, Rusya’nın, PYD’nin, ABD’nin estirdiği rüzgârlarda savrulup durduk.
Bugün, Türkmendağı ezilip geçilirken ve Halep’in canına okunurken de ne yapacağımızı biliyormuş gibi görünmüyoruz maalesef.