Soli Özel: AB 24 Haziran'dan itibaren kendine yeni bir yol çizmek zorunda kalacak

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Önümüzdeki dönem, dünyanın pek çok yerinde popülizmin güçleneceği, bazı yerlerde faşizanlaşacağı bir dönem olacak. Soru, popülist dalganın siyasal sonuçlarının, yerleşik sistemlerin ve düzenlerin esaslı bir reformdan geçirilmesiyle mi, yoksa çoğulculuğa düşman, baskıcı yönetimlerin iktidarıyla mı sonuçlanacağı.

AB, kendi işleyişindeki ‘demokrasi açığı’ nedeniyle meşruiyetinin eridiğini gördü. Üye ülkeler, bir zamanların ‘giderek daha yakın bir birlik’ hedefinden uzaklaşıyor.

Son mülteci krizi popülist partilerin beslendikleri korku iklimini iyice yoğunlaştırdı. Sonuçta AB’nin bugünkü kurumsal yapısının yetersizliğini ve varoluşsal krizini sergileyen bir durum ortaya çıktı.

Jo Cox’un öldürülmesi nedeniyle ertelenmesi düşünülen Britanya’nın AB’de kalıp kalmamasına karar verecek referandum, böyle bir ortamda yapılacak. Brexit başta kimsenin tahmin etmediği kadar güçlü bir ihtimal haline geldi. İşlerin bu raddeye gelmesi de hemen hiç kimse, hele de bu belayı kendi başına saran Başbakan David Cameron tarafından beklenmiyordu.

Türkiye’nin de vize serbestisi korkusuyla kampanyanın parçası haline getirildiği referandumun sonucunu kimse kestiremiyor. Tek bilinen, sonuç çıkma yönünde de olsa kalma yönünde de olsa, AB’nin 24 Haziran’dan itibaren kendine yeni bir yol çizmek zorunda kalacağı.

Soli Özel’in yazısı