Ergun Babahan: Devletin silahlı gücüyle birleşmiş kasaba muhafazakarlığı, günümüz dünyasının faşizmi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Yaşadığımız bu on yıl bir kez daha gösterdi ki, bu toplumun kendi dinamikleriyle demokratikleşmesi, ‘öteki’ gördüğünü içselleştirmesi mümkün değildir. İktidarı ele geçiren kesimlerin tek amacı kendilerini zenginleştirmek, toplumsal tabanını öteki gördükleri aleyhine genişletmektir.

Demokrasi farklı renk ve seslerin bir arada yaşamını garanti altına alan rejimin adı. Başta Erdoğan ve AKP ise Kemalist devlet geleneğinin tek sesçi anlayışını aynen sürdürüyor. Sünni-İslamcı kısmına ağırlık vererek yapıyor bunu. Alevi’yi, Kürdü, eşcinseli, namaz kılmayanı, çevreciyi, demokratı, demokrat muhafazakarı ezerek yapıyor bunu.

Devletin silahlı gücü ile birleşmiş kasaba muhafazakarlığı, günümüz dünyasının faşizmi oluyor aslında. Türkçü ve İslamcı vurgusuyla kendini ayrıştıran, 1930-40’ların Türkçü dünya görüşüne gönderme yapan bu zihniyet, 60-70 yıldır çoğulculuk açısından bir arpa boyu yol alamadığımızı da gösteriyor.

Ergun Babahan’ın yazısı