Prof. Dr. Baskın Oran, İstanbul’un köklü liselerinde başlayıp Türkiye’nin birçok lisesine yayılan ‘karanlığa karşı çığlık’ları, ‘Türkiye demokrasi tarihinin en büyük olayı, en büyük umudu’ diye niteledi.
Türkiye’de birçok kesimin sustuğu bir dönemde lise öğrencilerinin verdiği ‘ses’e son destek Eskişehir’deki Kılıçoğlu Anadolu Lisesi, Seyitgazi Sağlık Meslek Lisesi ve Salih Zeki Anadolu Lisesi öğrencilerinden gelmişti.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise liselerinin çıkardığı ‘ses’i, “Bunca hadiseden ders almayan birilerinin, hala liseleri, üniversiteleri kaşıyarak, yeni huzursuzluklar peşinde koştuklarını biliyoruz” diye değerlendirmişti.
‘Çığlıkları tetikleyen, müdür atamaları’
Oran, Agos gazetesindeki köşesinde yayınlanan yazısına, ‘Farkında mısınız: Şu anda Türkiye demokrasi tarihinin en büyük olayını yaşıyoruz’ diye başlık attı.
“Hiç beklenmeyen bir biçimde ve birbiri ardına eklenerek, liselerimizden sürekli çığlıklar yükseliyor” diyen Oran ‘çığlıkları neyin tetiklediğini’ şöyle izah etti: “Eskiden, köklü liselerin müdürleri ilgili vakfın da görüşü alınarak ve bazı sınavlara tâbi tutularak, aynı okulda müdür yardımcılığı yapanlar arasından atanırdı. MEB bir yıl kadar önce İstanbul’daki 11 lisenin okul müdürlerini re’sen atamaya ve bunlara ‘Yeni Türkiye’nin eğitim programını uygulatmaya başladı.”
‘Namus kurtarıyorlar’

‘Üniversitelere kayyum atandığı, cumhurbaşkanının üniversite hocalarına hakaret yağdırdığı, buna karşılık üniversitelerimizin dillerini yutup hazmettikleri, onca hakareti yiyen akademisyenlerden de sadece dördünün hakaret davası açabildiği bir devirde’ liselilerin patladığına dikkat çeken Agos yazarı, “Abi-abla-anne-babalarının, hatta nine-dedelerinin namusunu kurtarıyorlar” ifadesini kullandı.
Oran liselilerin diğer şikayetlerini şöyle sıraladı: “Liselerin bir kısmı, bahar şenliği türünden geleneksel olarak yapageldikleri faaliyetlerin ‘yukarıdan’ yasaklanmasından veya kızlara pantolon mecburiyetinden şikayetçi. Giderek artan esas kısmı ise bütün Türkiye’nin maruz bırakıldığı marabalaştırma sürecinin liselerin payına düşen ‘koyunlaştırma’ programından nefret ediyor.”
‘Ot gibi yetiştirilmeyi protesto ediyorlar’
Buna karşılık “Olay çok daha derinde” diyen Agos yazarı şöyle devam etti: “‘Dindar nesil yetiştireceğiz’ mugalatasıyla Türkiye eğitiminin süflileştirilmesi. Liseliler patlaması, aslında, ot gibi yetiştirilmeyi protesto. Tekrar: Ot gibi yetiştirilmeyi protesto ediyorlar.”
Oran, 750 kişilik abone listesine bir ileti gönderip, “Levent Gültekin’in Diken’deki yazısında söylenenler doğru mu; lisede çocuk okutan tanıdığınız varsa sorup bana yazar mısınız?” diye sorduğunu ve gelen cevapların liselilerin volkan gibi patlamasının perde ardındaki nedeni ortaya çıkardığını da belirtti.
Bazı cevapları paylaşan Oran yazısını şöyle bitirdi: “Sanırım çok az kimse farkında: liselilerin bu volkanlar patlaması, özellikle de içinde yüzdüğümüz koyunlaşma ortamı düşünülürse, benim yaşadığım (ve okuduğum) kadarıyla Türkiye demokrasi tarihinin en büyük olayı. En büyük de umudu.”