Yarın, Alman Meclisi’nin (Bundestag) önüne gelen ‘Ermeni soykırımı’ tasarısını, bu kez kabul etmesi bekleniyor. Alman Parlamentosu’nun, dönemin Alman Genelkurmayı’nın Osmanlı idaresindeki etkisi, tehcir politikalarındaki teşvikçiliği göz önünde bulundurulduğunda bu topa girmemesi, herhalde daha doğru olurdu.
Gerçi bazı milletvekilleri Osmanlı Ermenilerinin Anadolu’daki varlığını sona erdiren olaylarda, Almanya’nın katkılarının ve sorumluluğunun da kabul edilmesini istemişler. Henüz kesinleşmemiş olmakla birlikte, Yeşillerin hazırladığı taslakta Alman İmparatorluğu’nun, haberdar olduğu olayları engellemek için hiçbir çaba göstermediğinden dolayı özür dilenmesi talebi de varmış.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uganda ziyaretine başlamadan önce böyle bir kararın çıkması halinde ilişkilerin zedeleneceğine dair kesin sayılabilecek mesajlar verdi.
Böylesi bir krizin hassas siyasi dengeler üzerinde uygulanmaya çalışılan mülteci anlaşmasını da olumsuz etkilemesi yüksek bir ihtimal.
Mülteci anlaşmasının bugüne dek atlattığı badirelere bakıldığında, Türkiye’nin vereceği tepkinin şiddeti daha yüksek olacaksa bile, Bundestag’dan geçecek kararın zamana yayarak yumuşatılması güçlü bir ihtimaldir. Zira mülteci anlaşmasının ve bunun ayrılmaz parçası olan vizesiz seyahat hakkının güme gitmesini, iki tarafın da istemediği anlaşılıyor.